Yarışma ve oyun incelemeleri, hileleri üstüne tecrübeler başlık

İnternet İçerik Düzenleme – Kartepe Kriterleri

Kocaeli Kartepe’de 20-22 Nisan tarihlerinde 40 ayrı kurumu temsil eden 65 değerli internet ve hukuk emekçisinin katılımıyla ikincisi düzenlenen “İnternet İçerik Düzenleme” çalıştayının sonunda ortak alınan öneri ve kararlar Kartepe Kriterleri olarak yayınlandı.

Bu çalışmaya 3 gün boyunca gece-gündüz çalışarak emek veren değerli insanlara teşekkürlerimizi sunuyoruz, bu çalışmanın siyasi otoriteler tarafından da dikkatlice değerlendirilip uygulamaya geçirilmesini ümit ediyoruz. Çalışma metni aşağıdadır.

KARTEPE KRİTERLERİ

20 –22 Nisan 2010 Kartepe / Kocaeli

Bu çalıştayın katılımcılarının çoğunluğuyla, İnternetin insanlığın önünde yepyeni ufuklar açtığını hatırlayarak, internetin bilginin ve fikirlerin özgürce dolaşması için etkin bir araç olduğunu, bu aracın kullanılmasında anonimlik ve mahremiyetin korunması gereken değerler olduğunu gözeterek, internetin kötüye kullanılarak bireysel hak ve özgürlüklere zarar verebileceğini de gözönüne alarak, internetle ilgili kısıtlamaların temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmadan sadece evrensel hukuka uygun kanunlarla ve yargıç kararıyla mümkün olabileceğinin altını çizerek;

Aşağıda sayılan temel ilkeleri kamuoyuna açıklamayı kendilerine görev bilmişlerdir.

İLKE 1 – İnternette fikir ve düşüncelerin yayılmasında büyük rol oynayan Web 2.0 siteleri (bloglar, forumlar, video siteleri, sosyal ağlar vs) çok sesliliğin ve demokrasinin bir parçası olarak anlaşılmalıdır.

İLKE 2- İnternetin tüm aktörleri, öncelikle özdenetim mekanizmasını (proaktif müdaheleler) işletmeli, hukuka aykırı içeriklerin önlenmesi için “Uyar – Kaldır” prensibini de benimsemelidir. Kamu otoritesi, özdenetim mekanizmalarını ve sivil inisiyatifleri desteklemelidir.

İLKE 3- Erişim engelleme kararları, ön inceleme raporu ve hukuki gerekçeleriyle birlikte sadece yargıç kararıyla mümkün olmalı, bu kararlara itiraz prosedürü hızlı ve etkin olarak yapılandırılmalıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, kanunla açıkça yetkili kılınmış merci veya Cumhuriyet Savcısı tarafından verilebilecek erişim engellenmesi kararları, 24 saat içerisinde yargıç onayına sunulmalı. Onaylamama halinde erişimin engellenmesi kendiliğinden kalkmalı

İLKE 4- Erişim engelleme kararları, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri gözetilerek, ancak ve ancak son çare (ultima ratio) olarak bir koruma tedbiri olarak görülmelidir.

İLKE 5- İnternet sitelerine erişimin engellenmesi kararlarının yerine getirilmesi TİB tarafından sağlanmalıdır ve ilgili mevzuat düzenlenmesi yapılmalıdır. Erişim engelleme kararlarında ve engellenen sitelerin girişinde, engelleme sebebi, gerekçesi, tedbirin süresi ve itiraz prosedürü açıkça belirtilmelidir.

İLKE 6 – 5651 sayılı yasada öngörülen katalog suçların kapsamı yeniden değerlendirilmelidir.

İLKE 7- Bir internet sitesinin tamamına erişimi engellemek yerine, sadece zararlı ve hukuka aykırı içeriklerin engellenmesi yoluna gidilmesi ve bu içerikleri oluşturanların yargılanması sağlanmalıdır. İnternetin Uluslar arası karakteri gözönüne alınarak diğer ülkelerle işbirliğine gidilmeli, Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi imzalanması konusunda çalışmalar hızlandırılmalıdır.

İLKE 8- Erişim ve yer sağlayıcı tarafından tutulan trafik kayıtlarının doğruluğunu, değiştirilmezliğini ve bütünlüğünü sağlayacak tedbirler alınmalı, bu kayıtların sadece adli makamlarca ve delil elde etmek amacıyla sınırlı olmak üzere gizliliği sağlanmalıdır.

İLKE 9- İnternet’in özgür doğası dikkate alınarak, İnternet medyasının tanımlaması yapılmalı, getirilen kriterler eşliğinde internet medyası, basına tanınan cezai sorumluluk ve dava sürelerine ait hak ve özgürlüklerden tamamen yararlanabilmelidir.

İLKE 10 – Devletin internet konusundaki ana görevi, topluma ilköğretimden itibaren eğitim vermek ve bilinçlendirme yapmakla sınırlı olmalıdır. İnternetteki zararlı içeriklerden çocukların korunması amacıyla, uzmanlar tarafından içerik sınıflandırması yapılmalı ve aileler ücretsiz çocuk filtresi kullanması yönünde özendirilmelidir.

İLKE 11 – Çocuk Pornografisi çok önemlidir. Sadece 5651 ile sınırlı kalmamalıdır. Daha özel bir düzenleme yapılmalıdır.

İLKE 12 – İnternet ortamında işlenen suçlarda açıkça yetki düzenlemesi yapılmalıdır. Yargıda uzmanlaşamaya önem verilmeli, bilirkişilik müessesesi daha işlevsel hale getirilmelidir. Kurumlar arası işbirliği tanımlanmalıdır.

ILKE 13-Uygulamacıların eğitimi ve farkındalığı sağlanmalı

Kartepe kriterleri olarak yayınlanan bu kriterler katılımcıların çoğunluk görüşünü yansıtmakta olup bazı maddelerde değişik katılımcıların itirazı mevcut olabilir.

Türkiye’de İnternet’in gelişmesinde katkıları büyük olan, bazılarımızın İnternet dede olarak tanıdığı Doç. Dr. Mustafa Akgül‘ün bizlerin de aklından geçenleri yansıtan, hislerimizi anlattığı konu ile ilgili görüşleri şu şekilde :

Bu ilkeleri hayat geçirmek Siyasal İktidar, Kamu Yönetimi ve İnternet Kurulunun görevidir. Icra Kurulundaki Sivil Toplum Kuruluşları da bu takip etmek, gündeme tutmak, ve hayata geçirmek için çaba haracamalıdır.


Ben bu çalıştaya işlerimin yogunluğu ve hava muhalefeti nedeniyle katılamadım. Ama, altını cizmek istediğim bir kaç konu var:

1. Nesne temelli filtreleme konusu dolaylı olarak gündeme gelmiştir. BTK nesne temelli filtrelemeyi bir an önce hayata geçirmelidir. Geçirmesinde sorunlar yaşıyorsa, bunu saydam bir şekilde üniverisite, sektör ve sivil toplum kuruluşları ile paylaşmalıdır. Hazırladığı raporlar varsa, bunu kamuoyuyla paylaşmalıdır.

2. Youtube yasağında ortaya çıktığı gibi, Türk mahkemelerin yetkisi, sadece İnternetin Türkiye’den görünen yüzüyle, yada İnternetin Türkiye İzdüşümü ile sınırlıdır. Bir başka ülkenin İfade özgürlüğü içinde gördüğü kendi ülkesindeki bir içeriği yasaklama, cezalandırma yetkisi olamaz. Bu nedenle, yasa ve yönetmeliklerin buna uygun bir tanım yapması, bir “sakıncalı içeriğin” yayından kalkmasını net bir şekilde tanımlaması gerekir.

3. Bildirgede söyleniyor ama açıkca ifade etmekte yarar görüyorum. Bilişim ve İnternet konusunda adalet camiasinda (mahkeme, hakim, savcı) bir uzmanlaşmaya gidilmedir.

4. Demokratik bir ülkede devletin yetişkin yurttaşları “zararlı içerik” ve “kirli bilgiden” koruma görevi olamaz. Devlet, yurttaşı eğitir, bilinçlendirir, sivil toplumu destekler, araç ve ortamları sağlar. Örneğin, açık kaynak korunma yazılımlarını teşvik eder, ödüllendirir, ücretsiz dağıtır. Bu konularda kampanyalar yapar, ödüller verir. Devlet, yurttaşın bilinçle karar vermesin ortamını sağlar ama yurttaş adına bu işi yapmaz. Çocukların bulunduğu kamu oratmlarında ortamlarda sivil toplum ve uzmanların denetiminde koruyucu tedbir alınabilir.

Yoruma kapatılmış.